Serap Tütüncü Yoga

Serap Tütüncü Yoga Contact information, map and directions, contact form, opening hours, services, ratings, photos, videos and announcements from Serap Tütüncü Yoga, Event, Uzunköprü.

Hayallerimiz ve hayatın bize sundukları, biz planlar yaparken başımıza gelenler, döndüğümüz kürkçü dükkanları, başka bah...
25/03/2026

Hayallerimiz ve hayatın bize sundukları, biz planlar yaparken başımıza gelenler, döndüğümüz kürkçü dükkanları, başka bahara kalanlar...

Gidememek. Zaten nereye gidebiliriz ki kendimizden başka varacak yerimiz yokken?

Yine bahçeyi kazma, bahçeye karşı kitap okuma, bu sefer sümbül kokuları eşliğinde

Kıştan sonra gelen bahar, çiçek açan erik ağaçları, kargalar

Hayat büyüktür ben. Önünde saygıyla eğilmekten başka çare yok.

Çünkü ne demiş atalarımız? Üç kuruş fazla olsun, ille de kırmızı olsun.

Bir çocukluk hayali daha kırkımdan sonra gerçek oldu. Çocukken gözlüklü insanları çok beğenir hep bir gözlüğüm olsun ist...
26/12/2025

Bir çocukluk hayali daha kırkımdan sonra gerçek oldu.

Çocukken gözlüklü insanları çok beğenir hep bir gözlüğüm olsun isterdim. Okumayı çok seven bir çocuktum. 15 tatillerde ödev olarak bir kitap okuyup özetini çıkarmamızı isterlerdi. Ben 3 kitap okurdum.

Liseye geldiğimde okumanın dozunu arttırmıştım. Gözlerim kanayana okuduğum bir dönem gözlerimde bir sorun olduğuna kanaat getirerek doktora gittim. Şikayetlerimi sıraladım. Kesinlikle bir gözlüğe ihtiyacım olduğuna ikna etmeye çalıştığım doktor gözlerimde hiçbir problem olmadığını, çok okumaktan kaynaklı gözlerimin yorulduğunu, okumaya ara verirsem sorunun çözüleceğini söyleyince büyük hayal kırıklığına uğramıştım.

Yıllar yıllar sonraki bu doktor ziyaretimde;

-Şikayetiniz nedir?
-Okuyamıyorum, harfler birbirine karışıyor.
-Bir bakalım...

Kontrolden sonra

-Gözlerinizde hiçbir sorun yok sadece yakın gözlüğü yaşınız gelmiş.

Bu cümle sonunda hissettiğim;

Yaşasınnn sonunda bir gözlüğüm olacak mı?

Yaşasın gözlerimde hiçbir problem yokmuş mu?

Değil.

His belirgin değil ama soru net, bu neyin yaşı?

Sonrası hoşgeldin

Çok şükür bugünleri de gördük...

Ama yakışmamış mı? Valla ben beğendim.

SOLUCAN Toprağı kazarken karşıma çıkan solucanla saniyede çocukluğuma ışınlanıyorum. Çocukluğumun geçtiği evin bahçesi, ...
19/12/2025

SOLUCAN

Toprağı kazarken karşıma çıkan solucanla saniyede çocukluğuma ışınlanıyorum. Çocukluğumun geçtiği evin bahçesi, yetişkinler toprağı kazıyor, biz çocuklar merak ve heyecanla toprağın altından çıkan solucanları izliyoruz. Bazen toprak bellenirken solucan kürek darbesiyle ikiye bölünüyor. Ölmüyor, her iki parçası da kıvrılmaya devam ediyor. Erkek çocuklar solucanları toplayıp bir kavanoza dolduruyor. Çeşitli deneyler yapacaklar üzerlerinde muhtemelen. O zaman tavuklarımız var. Tavuklar yeni kazılmış toprağa koşuşuyorlar solucanları yemek için. Kaç yaşında olduğumu hatırlamıyorum ama tüm bu olanlardan çok etkilendiğimi hatırlıyorum.

En son ne zaman solucan gördüğümü  hatırlamaya çalışıyorum, hatırlayamıyorum.  İçimde çocuksu bir sevinç var nedense, mutluyum solucan görmekten. Küreği bastırdıkça derinlerden gelen toprak kokusu sarhoş ediyor. Saksı hariç toprakla bu şekilde ne zaman temas kurduğumu hatırlamaya çalışıyorum, hatırlayamıyorum.  Toprağı kazmadan önce yaban otlarını yoluyorum. Otları yolarken ortaya taze ot kokusu yayılıyor, evet bu kokuyu da çok iyi hatırlıyorum. 

Nicedir toprakla temas etmek istediğimi söyleyip duruyordum, ellerimle toprağa dokunmak istediğimi. Ruhum ve bedenim aç kalmış toprakla temas etmeye ama bunun böyle bir durumda gerçekleşeceğini tahmin etmemiştim hiç. Belki yoga ve inzivaların yapıldığı güzel bir çiftlik, belki Güney Asya'da bir yer...Hayalimdeki ortam çok daha romantik. Kesinlikle baba ocağı değil, hele hele  hastalık sebebiyle gelinen baba ocağı hiç değil lakin heyhat! işte burdayım.

Bahçeyi düzenlerken içimi düzenlemeye çalışıyorum bir yandan da. Nasıl hissediyorum? Yaptığım her hamlede hayatla ilgili metaforlar canlanıyor zihnimde. Aynı zamanda zihnimdeki ayrık otlarını da temizliyor olabilir miyim?

Toprağın üzerindeki kuru yapraklar verimli bir kompost oluşturmuş. Solucanlar harıl harıl çalışıyor toprağın altında. Yaşam, ölüm, yaşam döngüsünü düşünüyorum. Yeniden doğmak için ölüyor her şey. Geçiciliğin kaçınılmaz sonu  ölüm. Hatırlıyorum, doğmuş olan ölecektir...

Peki ölmeden kaç kez ölmem gerekiyor? Yas tutmanın bir sonu var mı? 

Devamı yorumlarda

Kasabaya varışım gün batımının altın saatlerine denk gelince eve gidemeyecek gibi hissedip ani bir kararla atladım otobü...
02/09/2025

Kasabaya varışım gün batımının altın saatlerine denk gelince eve gidemeyecek gibi hissedip ani bir kararla atladım otobüsten. Kalenin bulunduğu tepeye bakarken düşünüyorum özgür irade diye bir şey var mı diye? Hayatımızda yaptığımız seçimler bize mi ait gerçekten? Eğer öyleyse 20 yıl önce nefret ettiğim bu kasabaya kendi isteğimle gelmiş olamam. Şu an nefret etmiyorum ama burdan. Muhtemelen yaşlanmış olmanın etkisi; nefret gibi köşeli ve yoğun duygular hissetmiyorum eskisi gibi. Nötrüm. Hatta biraz seviyorum bile diyebilirim. Gün batımı daha az güzel değil burda çünkü aynı gök, aynı deniz... Ben aynı ben miyim? Değilim lakin görüyorum ki kendimi koyduğum kafesler hâlâ aynı. Plaktaki şarkılar kolay değişmiyor. İlk tetiklenmede ."Ne işim var lan benim Bodrum'da?!" moduna giriyorum ama bir işim var işte, bırakmak istedikçe beni bırakmayan. Özgür iradeyse de kaderse de burdayım.

İnsanlarımı özlüyorum. Anlıyorum ki; bir hayatın kalitesi yaşadığın ilişkilerin kalitesiyle doğrudan ilintili. Yoksa gök aynı gök, deniz aynı deniz.

Buraya yazıyorum diye size demiyorum kendime hatırlatma hep bunlar. Söz uçar, düşünce geçer, yazı kalır. Yarın uğruna bugün feda edilmez, sebep ne olursa olsun...

Hamiş : Açacağınız yoksa çevir aç kapaklı içecekler alınız.

Oyunu sevmedin mi?bırak o zaman, başka bir oyun bul kendinehep başrol oynayacaksın diye bir şey yokbir sefer de en iyi y...
25/02/2025

Oyunu sevmedin mi?
bırak o zaman, başka bir oyun bul kendine
hep başrol oynayacaksın diye bir şey yok
bir sefer de en iyi yardımcı karakter ol başkasının oyununda
sonuçta sadece bir rol o, daha fazlası değil

beğenmiyor musun hikâyeni?
yoksa sıkıldın mı?
o zaman değiştir
sonuçta sadece bir hikâye o, daha fazlası değil
ve hiçbir zaman unutma yazarın kim olduğunu...

Görsel : Elsbeth Buschmann

Sweet surrender diye bir şarkı dinlerken düşünüyordum; teslim olmak başlıbaşına zorken bunu bir de "tatlı" bir şekilde n...
24/11/2024

Sweet surrender diye bir şarkı dinlerken düşünüyordum; teslim olmak başlıbaşına zorken bunu bir de "tatlı" bir şekilde nasıl yapabilirdik? Sonra bu can çıktı karşıma. Ayakta dikilirken sevmeye başladım, o da ayaktaydı. Sonra oturdu. Ben de oturarak sevmeye devam ettim. Hafifçe bana doğru meyletti. Sevmeye devam, başını, kulaklarını... Biraz daha yayıldı. Biraz daha, biraz daha derken ayaklarımın üstüne boylu boyunca uzandı, kendini bana teslim etti. Beni dokunduğum her şeyden elektrik çıkan bir halden çıkarıp sevgiyle, şefkatle doldurdu. İşte böyle teslim olacaksın dedi, sağolsun. Bu anı unutmamak için bir fotoğrafını çekeyim dedim , gölgem de çıkmış. O da var olsun...

Sağlık sistemine küfürle doluyken hatırladım ki sevgi en güçlü ilaç ve her canlı sevilmek istiyor...

Son dönem günlüğüm sorularla dolup taşıyor. Bildiğim (bildiğimi zannettiğim) şeyleri sorguluyorum kendime ve hayata dair...
06/07/2024

Son dönem günlüğüm sorularla dolup taşıyor. Bildiğim (bildiğimi zannettiğim) şeyleri sorguluyorum kendime ve hayata dair. Yıllardır o şekilde davrandığım için doğru olduğuna ikna olduğum tepkilerimi izliyorum. "Ben böyleyim." dediğim kalıpları gözden geçiriyorum. Her şeyin net bir karşılığı var gibi zihnimde; böyle olursa şöyle yaparım, bu davranışın, bu sözün karşılığı bu. Bitmeyen bir hesap kitap. Sonra cılız bir ses diyor ki; hep aynı tepkileri vermek zorunda değilsin. Hatta tepki vermek zorunda değilsin. Her durum , konu kendine özel; yaşadığın ana, duruma özel bir cevap verebilirsin. Ezberlediğin şeyler geçmişle ilgili ama sen "şu anda" yaşıyorsun. O yüzden cevap da şu andan gelmeli. Yeni gözlerle yeni bakış açıları arayışındayım.

Yengeç yeni ayı diye mi bilmem ama dün günlüğüm sevgiye dair sorularla doluydu. Belki sen de bazılarını aşağıda cevaplamak istersin.

🦋 Sevmeyi bilerek mi doğarız, sonradan mı öğreniriz?
🧚‍♀️Sevgi bir içgüdü müdür?
🧜‍♀️ Koşulsuz sevmek mümkün müdür?
🦄 Kendini sevmekle başkasını sevmek arasındaki fark nedir? Biri olmadan diğeri olur mu?

Hadi bakalım, biraz beraber tefekkür edelim.

Yengeç yeni ayı kutlu olsun 🙏

Buluşuyoruz! Uzun süredir görüşemediklerimiz, henüz tanışmamış olduklarımız, yarın 18.00 de yoga yapmak için Yalım Park'...
24/05/2024

Buluşuyoruz! Uzun süredir görüşemediklerimiz, henüz tanışmamış olduklarımız, yarın 18.00 de yoga yapmak için Yalım Park'ta buluşuyoruz. Gelin beraber nefes alalım, yoga yapalım, yogadan konuşalım. Yoga yapıyorsanız da hiç yapmadıysanız da gelin, arkadaşlarınızı, sevdiklerinizi de getirin.

Herkese ve her seviyeye açıktır.
Rahat kıyafetler giyin.
Matınızı, matınız yoksa plaj havlunuzu getirin.

Yarın görüşürüz


Sizin de kendinizden sıkıldığınız oluyor mu? ben çok sıkılıyorum kendimden ve bazen kaçıp gitmek istiyorum. Aslında sıkı...
09/04/2024

Sizin de kendinizden sıkıldığınız oluyor mu? ben çok sıkılıyorum kendimden ve bazen kaçıp gitmek istiyorum. Aslında sıkıldığım kendim değilim ama bekleyin, oraya birazdan geleceğim.

Dün sabah güneş tutulmasıyla ilgili bir yazı okurken 2017 deki güneş tutulması referans verilince merak ettim o dönem ne yaptığımı. Üşenmedim internetten araştırıp tam tarihi buldum. Sonra günlüklerimin olduğu kutuyu karıştırmaya başladım. Önce 2015 günlüğü geldi elime, bir kaç yazı okudum. Sonra 2019, ordan da bir şeyler okudum. O yıl bu yıl derken bir sürü eski yazıyı okuyunca içim sıkıldı. Sene olmuş 2024 mevzu hiç değişmemiş, sıkılmadın mı artık bu hikayeden Serap? diye sordum. (Evet, yazarımız sık sık kendiyle konuşuyor ve kendine başka biriymiş gibi ismiyle hitap ediyor!) Daha erken yıllar tekrar eden olaylar silsilesi yüzünden kendime kızarken ileriki yıllarda bu kızgınlığın üzerine bir de "Bu kadar eğitim, çalışma, meditasyon, yoga, hala öğrenemedin Serap!" içerikli ekstra bir kızgınlık eklenmiş. Güya bu çalışmalar bize yardım edecekti. (Aslında ediyor, oraya da geleceğim.)

Anladım ki; aslında sıkıldığım ya da kızdığım kendim değilim, hikayem. Yıllar önce bana bir hikaye anlatılmış, ben de bu hikayeye inanmışım. Bu hikayede ben yanlış biriyim, davranışlarım, huylarım, olduğum kişi değişmeli. Bunları değiştiremeyip "İdeal Ben" e dönüşemediğim her an suçluyum, cezalıyım. İdeal ben hiç hata yapmıyor hayatında ama ben yapıyorum. O zaman hata yapmamak için bir takım şeyleri yapmayı bırakıyorum. Buna yeteneğim yok, bunu yapmak için yeterince iyi, bilgili değilim vs.

Bu hikayelerden biri elimden hiçbir iş gelmediği. Bu hikayeye olan inancım yıllar boyu el becerisi gerektiren hiçbir iş yapmamama sebep oldu. Sonra pandemi zamanı seramik kursuna gitmeye başladım. 3 ders geç başladığım kursun ilk dersinde geçmiş 3 derste yapılan her şeyi yaptım. İnsanlar yaptıklarımı beğeniyor, övüyor, ben inanamıyorum. Bir yanda bu konudaki yeteneğimden duyduğum şaşkınlık öte yanda övgü kabul edememenin, mahcubiyeti, utancı, yok canım, herkes yapar bunu diyorum.

Başka bir hikaye düz çizgi bile çizemem. Bu biraz doğru bir hikaye :) Devamı yorumlarda 👇

Address

Uzunköprü

Website

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Serap Tütüncü Yoga posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Share

Category