13/05/2026
Bir prova düşünün; üç isim aynı gölgenin içinde buluşuyor: Bedri, Mari ve Eren.
Trabzon Şehir Tiyatrosu’nun yeni oyunu Karadut’un Gölgesi, sahneye çıkmadan önce masa başında, bakışlarda, susuşlarda ve tekrar edilen cümlelerde şekilleniyor.
Üç isim. Tek gölge.
Bir oyun sahneye bir anda çıkmaz.
Önce masada başlar.
Bir cümle tartılır.
Bir susuşun nerede duracağı aranır.
Bir bakışın, bir nefesin, bir karakterin içindeki kırılmanın sahneye nasıl taşınacağı konuşulur.
Karadut’un Gölgesi; yalnızca ezberlenen repliklerden değil, oyuncunun metni anlamaya çalıştığı, karakterlerin birbirine temas ettiği ve sahnenin yavaş yavaş nefes almaya başladığı bir prova sürecinden doğuyor.
Bu 30 saniyelik prova anı; bir oyunun sahneye çıkmadan önce nasıl kurulduğunu, metnin oyuncuda nasıl karşılık bulduğunu ve tiyatronun masa başında başlayan gerçek yolculuğunu gösteriyor.
Her okuma, her tekrar, her duraksama bizi oyunun ruhuna biraz daha yaklaştırıyor.
Sahneye çıkacak olan şey yalnızca bir metin değil; emek, dikkat, yorum, çatışma ve ortak bir tiyatro dilidir.
Karadut’un Gölgesi yakında seyircisiyle buluşmak için hazırlanıyor.